Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun insan hakları konularını ele alan 3. Komitesi'nde, aralarında ABD, İngiltere ve Almanya'nın da olduğu 23 ülke ortak bir açıklama yaparak, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki insan hakları ihlallerinden endişe duyduğunu bildirdi. 

Sincan'da ''kitlesel gözaltıların gerçekleştiği, kültürel ve dini uygulamaların kısıtlandığı, etnik unsurları hedef alan orantısız gözetlemeler yapıldığı'' ve diğer insan hakları ihlallerinin yaşandığı belirtilen açıklamada, Uygur Türklerine ve diğer Müslüman azınlıklara baskı ve şiddet uygulamakla suçlanan Çin'e uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme ve insan haklarına saygı göstermesi çağrısı yapıldı.

Açıklamada ayrıca, Çin'e İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet'nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ni ziyaret etmesine izin vermesi çağrısında da bulunuldu.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Kelly Craft ise toplantı sonrası İngiliz Büyükelçi Karen Pierce ve Alman Büyükelçi Christoph Heusgen ile yaptığı ortak açıklamada, Sincan'da ''bir milyondan fazla Uygur Türk'ünü ve diğer azınlıkları keyfi gözaltına alan Çin'i kınayarak'' uluslararası toplumun insan hakları ihlallerine karşı çıkması gerektiğini söyledi.

Sincan'daki eğitim merkezi adı altında faaliyet gösteren kamplar eleştiriliyor

Çin'de son yıllarda Uygur Türklerinin yaşadığı Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde eğitim merkezi adı altında faaliyet gösteren kamplar ile Uygurların kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.

BM İnsan Hakları Konseyine üye 22 ülke, temmuz ayında Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri ve diğer azınlıklara yönelik muamelesinin eleştirildiği ve kitlesel gözaltıların durdurulması çağrısına yer verilen bir mektubu imzalamıştı.

İnsan Hakları İzleme Örgütünün raporunda, son iki yılda Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde çok sayıda kişinin "önleyici polisiye tedbir" adı altında suçsuz yere alıkonulduğu ve siyasi bakımdan tehlikeli olarak değerlendirilen bireylerin herhangi bir yargı kararı olmaksızın toplama kamplarına gönderildiği belirtilmişti.

BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken, Çin şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi. Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini geri çeviriyor.