Bir kulis bilgisi yazdım.

Dedim ki: “Mansur Yavaş AK Parti’yle temasa geçmiş... AK Parti’nin Ankara adayı olmak istiyormuş”.

Adı üstünde: Kulis yahu kulis!

Çok bozulmuş Mansur Efendi bu yazdığım kulis bilgisine.

Ağır ifadelerle saldırmalar...

Melih Gökçek’le beni kanka ilan etmeler...

İçinde “şerefsiz” geçen cümleler kurmalar...

Falan.

Yahu Mansur Efendi!

Hele bir cevap ver:

Sen hem CHP’yi, hem de İYİ Parti’yi çantada keklik tutmaya çalışmıyor musun?

Sen elini açık etmemek için yerel seçim öncesi dans üstüne dans etmiyor musun?

Sen aday olacağın partiyi belirlemek için soteye yatıp havayı koklamıyor musun?

MHP’li iken CHP’den aday olmayı içine sindirmiş biri olmasan...

“Şu anda her türlü teklife açığım” pozisyonunda olmasan...

“Benim partim belli. Benim AK Parti ile ne işim olur? Bu bana hakarettir. İspatlamazsan şerefsizsin” falan diye üst perdeden laflar etmeye belki hakkın olabilir.

Ama sen öyle biri değilsin ki...

İnsan çıkar, “Ahmet Hakan’ın verdiği bu kulis bilgisi doğru değildir” diye efendicebir açıklama yapar.

O partiden bu partiye fırıl fırıl dönen bir siyasetçi olarak afra tafra yapmaya en azından utanır be!


BELEDİYE SEÇİMİ DE BEKA SEÇİMİ OLDU!

 

BU ülkede...

Herhangi bir seçim için...

Herhangi bir siyasi...

Bu seçim bir hizmet yarışıdır.

Bu seçim ölüm kalım savaşı değildir.

Bu seçimle beka sorununun alakası yoktur.

Derse... Dişimi kıracağım.

Yahu neredeyse bizim mahallenin muhtarı bile...

“Bu seçim beka seçimidir komşular” diye propaganda yapacak.

ŞU BELEDİYE BAŞKANLARINA ASLA VE KAT’A OY VERMEYİN!

Tarihi binaları PVC ile kaplama potansiyeli taşıyan...

Sürekli eskiyi yok edip yenisini yapmaya meraklı olan...

Önceliğini hiçbir zaman kaldırıma vermeyen...

Önüne gelen şeyin hemen festivalini yapan...

Hizmet/şov dengesini asla tutturamayan...

Belediye başkanlarına asla oy vermeyin! 

‘HAYIRLI CUMALAR’ DİYE BİR BİDAT!

Kuran kursuna gittim... Yoktu “Hayırlı cumalar” diye bir şey.

İmam hatibe gittim... Hiç duymadım “Hayırlı cumalar”ı...

İlahiyatta okudum... “Hayırlı cumalar” demiyordu kimse...

Sosyal medyayla birlikte dallanıp budaklanan bir temenni olup çıktı “hayırlı cumalar”.

Yani dört dörtlük bir bidat var karşımızda.

Hasene midir, değil midir? 

Onu da bilemedim.

İFRİT OLUYORUM

Bu ülkede dolar yükselirken feryat figan edip kapkaranlık senaryolarla hepimizi umutsuzluğa gark edenlerin dolar düşerken arazi olmalarına İFRİT OLUYORUM.

Yazdığı herhangi bir cümleciğin azıcık benzerini görünce “Onun da aklına gelmiştir” demeyip “Benim tweet’imi çaldı” falan diye ortaya dökülenlere İFRİT OLUYORUM.


HAVAALANI İSİM BAROMETRESİ

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK: Yüzde 30

ABDÜLHAMİT HAN: Yüzde 25

RECEP TAYYİP ERDOĞAN: Yüzde 25

MEVLÂNÂ: Yüzde 20 

O zaman sen de fırıl fırıl dönme Mansur Efendi

SİNEAD’İN HİDAYETE ERİŞİYLE İLGİLİ ÜÇ ŞEY

İRLANDALI meşhuuur şarkıcı Sinead O’connor İslam’la şereflenmiş.

Bu konuda sadece şu üç şeyi söyleyip kaçacağım:

BİR: Zil takıp oynamaya gerek yok, kurtardıysa kendini kurtardı.

İKİ: İslam’ın bir meşhurun onayına ihtiyacı yok, zaten yüce bir dindir.

ÜÇ: Önce Katolik, sonra lezbiyen olduğunu açıklayan Sinead Hanım, umarım hak dinde sabitkadem kalır da hem dünyası, hem ahireti kurtulmuş olur.


BU KADAR MASRAFA GEREK YOKTU Kİ CANDAN ERÇETİN

CANDAN Erçetin’le ilgili bir haber vardı bütün yayın organlarında.

Ben de o haberlerden yola çıkarak bir yorum yazmıştım Candan Erçetin’i eleştiren.

Yazının Tamamını Okumak İçin Tıklayın