Türkiye'de Nisan ayı geldiğinde bir Anzak hareketliliği başlar.Bunu anlamış değilim.
Bu Anzaklar denilen adamlar neden her yıl Çanakkale'ye gelir ve bize karşı savaştıkları topraklarda, Mehmetçik'in kanı ile sulanmış topraklarda ayinler yaparlar?
Ne işleri var burada ve bu hakkı nereden alıyorlar?

Gelsinler tabi, bir itirazım yok da bunu neden yaptıklarını, hatta neden yılda birkaç gün de olsa o toprakların sahipleriymiş gibi davrandıklarını ya da buna neden izin verildiğini anlamam.
Birkaç gün önce yine geldiler Çanakkale'ye. Bizim anma törenlerimizden daha görkemli törenler yaptılar!

Anzak kelimesi Avustralya ve Yeni Zelandalı askerlerden oluşan birliklere verilen addır.
Zaten ANZAC kelimesi, yukarıdaki tamlamanın İngilizce'sinin baş harflerinden oluşuyor. (Australian and New Zealand Army Corps)

Peki Anzaklar'ın torunlarının aradan geçen onca yıla rağmen hâlâ Çanakkale'ye niçin geldiğini biliyor muyuz?

Torun Anzaklar; İngilizler'in zoruyla bundan 95 yıl önce Çanakkale'de şehit düşen dedeleri için Anzak Koyu'nda şafak ayini düzenledi. Her yıl olduğu gibi...
Kendi topraklarımız dışında yapılan savaşlarda bizim de dedelerimiz şehit düştü. Biz neden onlar için böyle faaliyetler yapmıyoruz ya da yapamıyoruz?

Kaçımız onların (varsa) mezarlarının nerede olduğunu biliyor? Kaçımız bunu merak etmiştir ve kaçımız, atalarımızın Anadolu dışındaki cephelerdeki mezarlarını ziyaret etmiştir?
Avustralya nere, Türkiye nere...

Uçakla bile 24 saat sürüyor bu iki ülke arasındaki yolculuk. Ama her yıl, Anzak torunları hiç üşenmeden Çanakkale'ye akın ediyorlar!
Mesela Galiçya Cephesi'ni bilenimiz var mıdır?
Osmanlı ordusuna bağlı 6. Kolordu içindeki üç tümen içinde savaşan Anadolu evlatları, Romanya'daki Galiçya cephesinde şehit düşmüştür.

Bu cephede hayatını kaybeden Mehmetçik sayısının 20 bini bulduğu söylenir. Geriye Bükreş'teki Türk şehitliği kaldı sadece. Oradaki mezarlarda ise 500 şehidimizin ismi yazılı.
En hüzünlü destanların yazıldığı yerlerden biri Yemen cephesiydi.

7. Kolordu'nun evlatları Hicaz, San'a ve Hudeybe gibi yerlerde yatıyor. Birçoğunun mezar taşı bile yok.
Makedonya cephesinde, Irak cephesinde, Suriye cephesinde kaç yüz bin Mehmetçik aslanlar gibi savaştı ve şehit düştü bilenimiz var mı?
Anzaklar kadar olabiliyor muyuz?

Adamlar 20 bin kilometrelik mesafeden belki de tarihlerindeki tek kahramanlık sayfasının izlerini görebilmek için Gelibolu'ya geliyorlar.
Her karış toprağından destan fışkıran Anadolu'da yaşayan bizler ise geçmişimize karşı ne yazık ki çok nankörüz.

Yaz kampları, rock konserleri için uğraşan tur organizatörleri, bence Anadolu dışındaki cephelere turlar düzenlemeli...

Evlatlarımız bu sayede bugünlere nasıl gelindiğini, ulusalcı pompalamalarla şişirilmiş hikâye kitaplarından değil, gözleriyle görerek daha iyi anlama fırsatı bulur.

Anzaklar'ın yaptığı kendileri açısından iyi bir şey. Bize de turist geliyor. Fakat ben yine de bu noktada biraz kuşkucuyum:
Bir Çanakkale şehitleri ziyareti sırasında Anzaklar'ın şafak ayini için hazırlıklar yapılıyordu. Şafak ayini yapılan yere giden ve deniz kenarından geçen kısa mesafeli bir yol Türkiye tarafından onarılmak istenmiş ancak Avustralya Hükümeti buna müsaade etmemişti!
Acaba Anzaklar'ın dolayısıyla İngilizler'in o bölgede bilmediğimiz, bazı anlaşmalardan doğan gizli hakları mı var?

Değilse bizim topraklarımıza nasıl bu kadar müdahaleci olabiliyorlar?
Bu durum Avustralyalı aydınları da düşündürüyor: The Age gazetesinden Flagahan geçen haftaki yazısında açıkça soruyor:

“Dünyada Türkiye'den başka, kendi ülkesini işgal etmek isteyen yabancı bir ülkeye kendi topraklarında kayıp askerlerini anmasına izin veren başka bir ülke var mı? Tek bir ülke bile yok."

Doğrusu meraka değer bir konu?

Bugün