7'den 70'e bütün insanların beğendiği isim olan Barış Manço'nun aramızdan ayrılışının üzerinden tam 11 yıl geçti. Barış Manço, 1999 yılında 31 Ocak'ı 1 Şubat'a bağlayan gece, geçirdiği kalp krizi sonucunda hayata veda etti. Onun ölümüyle çocuklar Barış abisiz kaldı. O gün daha dün gibi aklımda Barış Manço'nun öldüğünü öğrendiğimde bende gözyaşlarımı tutamamıştım. Şimdi tüm çocuklar Barış abilerine verdiği sözü tutuyor... Her akşam dişlerini fırçalıyor, yatmadan önce büyüklerine 'iyi geceler' diyor. Karşıdan karşıya geçerken önce sağa sonra sola sonra tekrar sağa bakmayı unutmuyorlar.

Manço, şarkısında olduğu gibi ‘‘Güz yağmurlarıyla bir gün göçtün gittin, inanamadık Gülpembe...’’ diyordu.

Söyledikleri aynen yaşandı. Hiç beklenmedik anda vefat ederek herkesi üzen Barış Manço için on binler bir olup onu kendi şarkısıyla uğurladı. Türkiye'de böyle bir uğurlama çok az kişiye nasip olmuştur.

"Dönence","Kol Düğmeleri", "Gülpembe", "Unutamadım", "Dağlar Dağlar" gibi unutulmaz eserlere imza atmış, sadece kendi kuşağını değil, ardından gelen kuşakların da hayranlığını kazanmış, Türkiye'nin önde gelen sanatçılarından Barış Manço'yu ölümünün 11. yılında saygıyla anıyoruz. Onun başarılarla dolu hayatını on5yirmi5.com okurları için derledik...

İşte Barış Manço'nun başarılarla dolu hayatı...

Barış Manço 2 Ocak 1943'te İstanbul Moda'da doğdu. Soyadı soylarının dayandığı Konyalı Karamanço aşiretinden gelir. Türkiye'de rock müziğin öncülerinden, Anadolu Rock türünün kurucu üyelerindendir. Müziğe başlangıcı Galatasaray lisesinde olmuştur.

Eğitimini Belçika Kraliyet Akademisi'nde almıştır. Bestelediği 200’ün üzerindeki şarkısı, kendisine 12 altın ve bir platin albüm ve kaset ödülü kazandırdı. Bu şarkıların bir bölümü daha sonra Arapça, Bulgarca, Flemenkçe, Fransızca, İbranice, İngilizce, Japonca ve Yunanca olarak yorumlandı ve Barış Manço, kimi şarkılarını günlük hayatından aldı. “Domates, Biber, Patlıcan”, buna bir örnektir.

İkinci Dünya Savaşı'nın sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış" isminin kendisine verildiğini söylemektedir. Dönemin Türk Sanat Müziği sanatçısı olan Rikkat Hanım ile Hakkı Bey, Barış 3 yaşındayken ayrılırlar. Babasının yanında büyüyen Barış Manço'nun çocukluğu Kadıköy'de geçmiştir. İlkokulu Gazi Mustafa Kemal İlkokulu'nda tamamlamış, daha sonra Galatasaray Lisesi'ne devam etmiştir. 10.sınıftayken babasını kaybeden Barış Manço, Galatasaray Lisesi'nden ayrılarak Şişli Terakki Lisesi'ne gitmiş ve oradan mezun olmuştur.

Barış Manço'nun TV Hayatı:

Barış Manço, yapabileceği her türlü işe el atmış, ve bunlarda da başarılı olmuştur. İşte bunlardan birisi de, onun televizyonculuğudur...

Barış Manço, yapmak istediği televizyon programlarını yıllarca planladı ve kafasında tasarladı. Ancak, dönemin TRT yönetiminden bir türlü olumlu yanıt alamamıştı...

En sonunda televizyon projesini hayata geçirmek için Ekim 1988'de TRT 1 televizyonuna, o güne kadar benzeri yapılmamış bir program önerdi.

"Çocuk ve aileye yönelik eğitici ve eğlendirici bir dünya belgeseli" olan ve yayına girdiği günden beri, milyonlarca izleyicinin ilgisini çeken ve ekran başına toplayan, "Barış Manço ile 7'den 77'ye" programı 1988 yılında doğdu.

"Barış Manço ile 7'den 77'ye", adından da anlaşılabileceği gibi tüm yaş gruplarına hitap ediyor ve kendi içerisinde özel bölümlerden oluşuyordu.

"Adam Olacak Çocuk" ile çocuklara, "İkinci Kahvaltı" ile büyüklerimize ve yaşlılara, "Dönence" ve "Dere Tepe Türkiye" ile yetişkinlere; dolayısıyla herkese hitap ediyordu.

Günümüzde bir hayli sevilen ve ilgiyle izlenen programlar listesinde başı çeken talk show'larda da, "4 X 21 Doludizgin" adı altında Barış Manço'nun imzası vardı.
 

Barış Manço, aileden gelen yetenekle 2 yaşından itibaren şarkı söylemeye ve Ortaokul 2.sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uğraşmaya başlar. Liseyi bitirince 20 Eylül 1963 tarihinde, önce Paris'e, oradan da Belçika'ya ağabeyi Savaş Manço'nun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi'nde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok başarılı olmayan hatta müzik ve coğrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi bir derece ile; okul birincisi olarak mezun olmuştur.

Twist dönemi

1958'de ilk grubu Kafadarlar grubunu kurar. Galatasaray Ortaokulu yıllarında kurulan bu grubun kadrosu kontrabas ve akordiyonda Benar Akbaş gitarda Ender Enön, armonikada Savaş Özgenç vokalde Oğuz Ardeniz ve saksafonda Asaf Savaş Akat yer almaktaydı. Twist hitlerini Elvis Presley parçalarını çalan bu gruptan sonra Barış Manço Harmoniler grubunu kurar. Grubun kadrosu şöyleydi: piyanoda Yavuz Beşorak, elektro gitarlarda Rıza Omayer ve Emre Gönenç, bateride Fikret Zolan, tenor saksofonda Oğuz Kayıhan. Bu kadroyla grup rock'n'roll coverları yaparken, Barış Manço'da ilk bestesi "Dream Girl"ü bu dönemlerde yapmış ve Ankara'da küçük bir müzik ödülünün de sahibi olmuştur. 1962'de gitarda Mehmet Şahinbaş ve Şanal Pınar, davulda Batur Pere, piyano ve bas Osman Önder, saksofonda da Asaf Savaş Akat yer almaktaydı. Bu kadro ile 3 tane 45'lik çıkaran Manço, Türkiye'den ayrılıp Belçika'da öğrenim hayatını sürdürmek isteyince Harmoniler dağılır. Bu kadronun kaydettiği iki türkü "Urfa'nın Etrafı Dumanlı Dağlar" ve "Kızılcıklar Oldu Mu?" yıllar sonra yayınlanır.

Avrupa yılları

Barış Manço 15 Ocak 1961'de Fransa'da, Avrupa'nın en büyük konser salonu Olympia'da konser verme başarısını gösterir. Bu konserde kendi bestesi "Babysitter" dışında "Jenny Jenny", "Quelle Peste", "Un autre Amour que toi" ve "Je veux savior" şarkılarını söyler ve ünlü Fransız şarkıcı Henri Salvador tarafından tebrik edilir. Aynı yıl Liege'de "Golden Rollers" adlı bir grupla konser verir.

1966'da ise bir festivalde "The Folk 4" grubu ile Türk müziğinden örnekler sergileyerek dikkat çeker. Ancak Fransız bir müzisyenin Barış Manço'nun aksanını beğenmediği için onun plağının çalınmasını yasaklaması Barış Manço'yu derinden etkiler ve Avrupa kariyerini sona erdiren nedenlerden biri olur. Aynı yıl "L'Alba" adlı bir grup Barış Manço ve Andre Soulac tarafından yazılan ilk parçayı seslendirir.

Barış Manço'nun Sinema Hayatı:
Barış Manço'nun sinema hayatı, kısa sürelidir. Barış Manço, 1975'de ilk ve tek filmi olan "Baba Bizi Eversene"yi çevirmiş, sinema hayatına başlamış, aynı zamanda bu filmle de sinema hayatına son noktayı koymuştur.

Barış Manço, bu film ile, oyunculuğunun da en az şarkıcılığı kadar iyi olduğunu göstermiş, ancak nedendir bilinmez, başka film çevirmemiştir...

Bu konserler döneminde Liege Güzel Sanatlar akademisinde okuyan Manço bir vahşi kedi adı olan "Les Mistigris" adlı Belçikalı grupla tanışır ve onlarla çalmaya başlar. Grupla Sahibinin Sesi şirketiyle anlaşan Barış Manço, iki 45'lik çıkarır. Birinde kendi besteleri, ötekisinde ise iki türkü yorumu bulunur. 1967'de Hollanda'da geçirdiği bir kaza yüzünden dudağında bir yarık olur ve bıyık bırakmaya başlar. Grupla yurtdışı konserleri veren Barış Manço, Türkiye'ye bu grupla döner ve bir EP yayınlar. Ancak vize problemleri, yasal sorunlar ile uğraştıkları için yolları ayrılır.

 Folk ve Psychedelic Rock dönemi

Barış Manço Les Mistigris ile ayrıldıktan sonra Kaygısızlar grubu ile çalışmaya başladı. Genç gitaristler Mazhar Alanson, Fuat Güner, baterist Ali Serdar ve bas gitarist Mithat Danışan'dan oluşan grup daha önceden kendi konserlerini veren genç bir gruptu. Barış Manço en büyük hitlerinden biri olan Kol Düğmeleri'ni bu grupla da kaydetti. Barış Manço'nun eğitiminin sürmesinden dolayı aralıklarla plak çıkaran grup hem Anadolu temalarına, hem de doğu motiflerine yakınlığı ile bilinen yavaş yavaş yükselmekte olan psychedelic müzik akımından etkilendi. Grup bir yandan "Bebek", "Kağızman" gibi türküleri yorumlarken "Trip (To a Fair)", "Runaway", "Flower of Love" gibi Avrupai bestelerini yapıyorlardı. Bu 45'liklerden "Ağlama Değmez Hayat" 50,000'in üstünde satış yaparak Manço'ya ilk altın plağını kazadırdı. Fransa'da "Fairground" ve "Susanna" parçalarını iyi imkanlarla kaydetti ancak bu kayıtlar uzun süre piyasaya sürülmedi.

45'likler dönemi

Bu başarı ile Türk müziği piyasasına giren Barış Manço, Türkiye'de ender görülen bir işe imza atıp zaten ünlü olan Moğollar ile güçlerini birleştirme kararı aldı çünkü iki grubunda hedefi Türk müziği ile Avrupa'da ün kazanmaktı. "Mançomongol" olarak da tanına bu grup sadece 3 şarkıya ve bir 45liğe imza attı. 1971'de grup hem Barış Manço hem Moğollar şarkılarına sahip ilk konserini verdi. Verdikleri Anadolu turnesinin Kütahya ayağında, Manço'ya göre uzun saçları yüzünden tehdit edildikten sonra tur otobüslerine dinamitle saldırı düzenlendi ancak kimse yara almadı. 1971'de kabakulak olan Barış Manço'nın hastalığının da etkisiyle Fransa'da çalışan bu grup orada ayrıldı. Moğollar klavyecisi Murat Ses daha sonra Kurtalan Ekspres'te de yer aldı. Bu arada Barış Manço'nun Fikret Kızılok'lu Kaygısızlar'la kaydettiği "Ay Osman" ve Moğollar'la kaydettiği "Binboğanın Kızı" izinsiz olarak yayınlandı. Aynı yıl Barış Manço, genç sanatçı Çiğdem'in Sandığımı Açamadım plağının prodüktörlüğünü yaptı.