Başbakan Binali Yıldırım, Dokuz Eylül Üniversitesi 2016-2017 Akademik Yıl Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada eğitim bütçesinin 14 yıl içinde 10 kat artırıldığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

'2003'te milli savunma liste başında yer alıyordu şimdi milli eğitim bütçesi listenin başında yer alıyor. Bu demektir ki geleceğe yatırım tanka, topa, tüfeğe yatırımdan çok daha öncelikli, çok daha önemli. Taşa, toprağa yapılan yatırımdan çok daha önemli. Çünkü inşaat yaparsınız, bina yaparsınız, fabrika yaparsınız bunların bir ömrü var, 50 sene bilemedin 100 sene. Ama eğitime yapılacak yatırım nesilden nesle devam edecek. Eğitim olmayınca hiçbir şey olmaz. Kavgalar, gürültüler, terör, huzursuzlukların kaynağında eğitim yetersizliği var. İnsanların zehirli fikirlerle maalesef yönlendirilmesi var. 15 Temmuz'da yaşadığımız FETÖ küresel terör tehdidi, alçak darbe girişiminin arkasında da bu var.' dedi.

FETÖ'nün insanların duygularını, düşüncelerini, kutsallarını istismar ederek, insanlığın başına bela olacak bir terör örgütü olduğunu belirten Yıldırım, 'Yıllar sürdü bu, birden bire olmadı. Peki nasıl bu hale geldi? Çünkü ortak değerlerimizi kullandılar. Ne var, 'işte iyilik yapıyoruz, yoksullara yardım ediyoruz himmet topluyoruz. Afrika'da orada, burada, memleketin değişik köşelerinde ihtiyaç sahiplerine yardım ediyoruz' diye insanların hassas olduğu bu yardımseverlik duygularını sömürerek maalesef işin sonunda amacın bu olmadığını, amacın hak etmeden, ter dökmeden, milletten destek istemeden, milletin silahıyla, uçağıyla, topuyla, tankıyla, helikopteriyle yine milletin evlatlarının üzerine kurşun yağdırarak devleti ele geçirmeye çalıştılar. Bunu yaşadık.' açıklamasında bulundu.

Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

'11 yaşındaki bir çocuğun muhakemesi maalesef bu alçak terör örgütünün asker üniforması giymiş o alçaklarda bile yok. Bu vatandaşın, bu milletin, varını yoğunu vererek, 'ülkemiz dosta düşmana karşı güçlü olsun, tehditlere karşı hazır olsun' diye aldığı silahı, uçağı siz onursuz şekilde kalkıp bu milletin üzerine acımasızca sürerseniz, bu millet gereğini yapar. 15 Temmuz'da da bu millet kalbindeki, gönlündeki, düşüncesini, fikrini, siyasetini, görüşünü bir kenara bırakarak ay-yıldızlı bayrağı alarak sokağa düştü, meydanlara toplandı. Çünkü mesele memleket meselesidir, siyasetin önemi yok. Memleket meselesi konu olunca her şey teferruat olur. Bir kez daha bu büyük millet, Türk milleti ne kadar asil olduğunu, ne kadar bağımsızlığına düşkün olduğunu, büyük Atatürk'ün, 'Bağımsızlık benim karekterim' dediği bu millet kendine yakışanı yaptı, bu alçaklara unutamayacakları bir ders verdi.'

Biliyoruz ki bunların kendi aklı değil. Bu üst akıl karşımıza çıkmıyor. Sadece bunları oynatıyor. Bakın bölücü terör örgütü ile FETÖ 15 temmuz'dan önce buluşup darbeyi planladı, görev paylaşımı yaptı. Kaleyi içeriden fethettiklerini düşünüyorlardı ama hesaplayamadıkları bir şey vardı. Halk. Böyle bir millet dünyanın hiç bir yerinde yok.Cuntacılar, contayı yakmıştır. Millet bir kez daha ecdadından aldığı bu bayrağı daha da yükseklere çıkararak dalgalandırmıştır. Böyle bir millet dünyanın hiçbir yerinde yok.