Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Canan insan beynine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Beynin de cinsiyetinin olduğunu söyleyen Canan, ağır ihmal halinde büyüyen bebeklerin zekasının anne sevgisiyle büyüyen bebeklere oranla gerileme olduğuna işaret etti.

Yüzük ve işaret parmağı uzunluğundan beynin erkek mi dişi mi olduğunun anlaşılabileceğini söyleyen Canan, "Bilişsel işlevler anlamında erkek ve kadına atfedilen bazı özellikler var. Anne karnında maruz kaldığınız testosteron miktarına göre beyninizin cinsiyeti belirleniyor. Fazla testosterona maruz kalırsanız ki erkeklerin çoğunda böyledir, erkek hamilelikte bu miktar yüksektir. Ama stres durumlarında da testosteron artabiliyor. Bu durumda dişi bebeklerde erkek beyni, erkek bebeklerde dişi beyni görebiliyoruz. TRT Haber'de yer alan habere göre Yüzük parmağınız işaret parmağınızdan uzunsa erkek beynine sahipsiniz. Yüzük parmağınız işaret parmağınızla eşit ya da yüzük parmağı daha kısaysa dişi beyinlisiniz. Parmakların uzunluğunu kodlayan genlerle beyin cinsiyetini belirleyen genler aynı grupta. Testosteronun etkisini buradan görebiliyoruz” diye konuştu.

MÜZİKLE UĞRAŞMAK BEYNİN ALT YAPISINI GÜÇLENDİRİR

Vücuttaki kasların çalıştıkça geliştiği gibi beynin de kullandıkça geliştiğini belirten Canan, sözlerine şöyle devam etti: “Kaç yaşınızda olursanız olun, sürekli beyninizi zorlarsanız alzheimer gibi hastalıklara yakalanmazsınız. Beyninizi sürekli yeni şeylerle meşgul edin. Müzikle uğraşmak, enstrüman çalmak, şarkı söylemek, dans etmek beynin alt yapısını geliştiren önemli faaliyetlerdir. Bu etkinlikler beyninizin biçimini değiştiriyor, otobanlarını büyütüyor. O yüzden insan üstü beceriler sergileyen müzisyenlerin sayısı oldukça fazladır. Çünkü alt yapı gelişince beynin inanılmaz yetenekleri de ortaya çıkıyor”

İNSAN HAFIZASI SINIRSIZ

Beynin hafıza kapasitesinin bugüne kadar ölçülemediğini, insan hafızasının bir sınırının olmadığının bilindiğini belirten Dr. Canan, “Beynin öğrenmesi duygusal bağ kurmasına bağlıdır. Duyu, hareket, sözel, ödül-ceza hafızası, dijital dünya hafızası gibi hafıza çeşitleri var. Beyniniz, duygusal olarak bağlantı kurmadığı şeyleri hafızaya kaydetmez. Duygusal olarak öğrenilen olumlu ya da olumsuz her şeyi hafızaya kaydederiz. Angelina Jolie’nin eşinin kim olduğunu hemen söyleyebilirsiniz. Çünkü duygusal bağ kurulan bilgileri görür görmez öğreniriz. Dersleri neden hafızaya alamayız? Çünkü duygusal olarak kurulan bir şey yok. Ama mesleğinize aşıksanız çok güzel notlar alırsınız” dedi.

YENİ İNSANLARLA TANIŞMAK BEYNİ ZORLAR

Yeni bireylerle tanışmanın beyni çok zorladığını söyleyen Canan, "Yeni insanların dost mu düşman mı olduğu, niyetlerinin ne olduğu, neden hoşlandıkları gibi birçok soruyla karşı karşıya kalırız. Sosyal etkileşim beynimize en fazla yük getiren şeydir. İnsanları okumak çok karmaşıktır. Yeni kişilerle yapılan etkileşim, en ağır fizik problemini çözmekten daha zordur. Zihnin eforunu oldukça yorar. Fizik problemini çözmek aslında daha kolaydır” ifadelerini kullandı.