Şehir Tutulması kitabında "medeniyet" odaklı şehir anlayışına geri dönüş önerisinde bulunan yazar Cihan Aktaş, Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen Kültür ve Kadın Sohbetleri söyleşisinin Nisan ayı konuğu oldu. Söyleşi moderatörü Arzu Cihangir’in sorularını yanıtlayan Aktaş; kitaplarında ve yazılarında sıklıkla geçen sokak imgesini anlattı.

SOKAKTA ALTERNATİF DÜŞÜNCELER OLUR

“Sokak her şeyden önce oyun, bir iletişim mekânı. Sokak aynı zamanda alternatiftir. Ara sokaklar bir şekilde geleneksel İslam şehrinde gibi labirent dokular mevcut otorite karşısında bireylere ve çeşitli gruplara kendi alanlarını kurma imkanı sağlar. Her merkezi otoritenin kontrolü altında olmaz, alternatif düşünceler olur. Farklı kültürlerin canlandırılması, geliştirilmesi, beri taraftan yabancının orada “ehlileştirilmesi” gerçekleşir. Yabancıyla uygun bir ortamda karşılaşma alanınız yoksa korkutucu bir günah keçisine dönüşecektir. Ancak eğer karşılaşma ve kaynaşma imkânı bulursanız yabancı size bir şeyler öğretir. Ya da siz ona öğretirsiniz ve tehlikeli biri olmaktan çıkar.”

BAŞÖRTÜSÜ KAMUSALDIR

“Ben üniversitenin son sınıfında başımı örttüm ve İslam’ın beni özgürleştirdiğini düşündüm. Başörtüsünün bana daha sosyal bir kadın kişiliği bahşettiğini düşündüm. Dolayısıyla başörtüsü kamusaldır. Sokakla, caddeyle, çarşıyla, pazarla ilgilidir. Sokak muaşeretinin kamusal muaşerete giden mahalle kültürüyle birlikte eğitici bir yanı olduğunu düşünüyorum. Çocuğa özgüven telkin etmesi, yaşlıların, düşkün insanların rahat nefes alabilecekleri, korku duymadan tanıdık yüzlerle karşılaşabilecekleri bir selamlaşma alanı olması anlamında sokak çok önemli.”

SELAMLAŞMA ÇOK ÖNEMLİ

“Güncel sanatçımız Hakan Akçura ile röportaj yapmıştım. Stockholm’de yaşamaya başladığında, sarışın renkli gözlü olduğu halde Müslüman ismi taşıdığı için iş bulmakta çok zorlanmış. Bir süre gazete dağıtıcılığı ve süt dağıtım işlerinde çalışmış. İnsanlara selam vermeye başlamış. Önceden gazeteyi, sütü mekanik bir şekilde, hiçbir iletişim kurmadan veriyormuş. İnsanlarla iletişime geçmek için selam vermeye başlamış. Bir süre sonra selamını almaya, gülümsemeye başlamışlar. Bunun videosunu çekmiş. Böyle bir tecrübesini benimle paylaşmıştı. Selam çok önemli. Sokak selamlaşma ve muaşeret için önemli bir eğitim alanı olduğunu düşünüyorum. Bizler şimdi çocukları sokaklardan toplayarak, farklı farklı kurslara gönderiyoruz ama modern dünya, kentsel dönüşüm bizi steril yaşamaya itiyor.”