Bu yazıda ebeveynleri televizyon ve internetin çocuklar için oluşturduğu muazzam tehlikeye ikna etmeye çalışmayacağım. Zira buna ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Çünkü her anne baba bugün çocukların ekran karşısında geçirdiği zamanın uzunluğundan, televizyon ve internetin sunduğu zararlı içeriklerden ve olumsuz etkilerden haberdar. Amacım, “çocuklarımızı ekran bağımlılığından nasıl koruruz ve ekran karşısında geçirilen zamanı nasıl kontrol altına alırız?”sorularına cevap bulabilmek, en azından kendi bulduğum cevapları sizinle paylaşmak.

Benim gibi çocuğu henüz okul çağına gelmeyen anneler için çözüm göreceli olarak daha kolay. Çünkü 0-6 yaş arası çocuklar zaten oyun çocuklarıdır, onları kolaylıkla hareketli oyunlara, parka ve çeşitli aktivitelere yönlendirebilir, gittiğiniz yerlere yanınızda götürebilir ve böylelikle ekrandan uzak tutabilirsiniz. Ancak çocuk oyun çağını geride bıraktıktan sonra ekran-çocuk ilişkisini kontrol altına alabilmek ebeveynler için ciddi bir sorun halini alabilir. Televizyon, bilgisayar, telefon gibi her tür ekranı evden çıkarmak ne yazık ki çözüm değil. Daha akılcı ve sağlıklı çözümler için Teresa Orange ve Louise O’Flynn’ın “Her Anne Babanın Yaşadığı Sorunlar ve Çözümleri” isimli kitabına danıştım. (Konuya ilişkin internette de çok sayıda kaynak bulunabilir, ancak ben ebeveynlerinin elinin altında bir kitap olmasından yanayım, malum ekran başında geçirilen süreden bahsediyoruz.)

Kitabın yazarlarına göre ekran başında geçirilen süreye karşı en etkin mücadele alternatif aktiviteler bularak verilebilir. Yani ekran süresini azaltacağımız çocuğun neyle meşgul olması gerektiği noktasında seçeneklere ihtiyaç duyduğunu hatırlamalıyız. (Burada yetişkinleri de düşünelim, hiçbir uğraşı olmayan yetişkin de vaktini ekran karşısında ziyan etmiyor mu?) Yazarlar yaptıkları araştırmalar sonucu çocuklar için altı aktivite alanı belirliyor:

1- Günün belli vakitlerinde süresi çok uzun olmayan ve çocuğu baskılamayan bir sohbet. (Yemek zamanında, okuldan dönerken vs)

2- Ailece yapılacak okuma saati. (Çocuğun ilgisini çeken kitap, dergi, ansiklopedi vs. olmasına dikkat)

3- Sanatsal faaliyetler. (Resim yapmak veya bir müzik aleti çalmak gibi)

4- Bir spor faaliyeti, en azından yürüyüş. (Burada babaların rolü çok daha etkin olmalı)

5-Evdeki işlere yardım ve belirli sorumluluklar. (Çocuğu zorlamayacak küçük işler, çöpü atmak, ekmek almak vs gibi)

6- Eğitici veya eğlendirici oyunlar. (Ailece oynanan kelime oyunları, isim şehir, monopoly vs gibi, bu noktada internetten yardım alınabilir.)

Elbette bu aktiviteler altı alan ile sınırlı değil. Her aile imkânları ölçüsünce alan sayısını veya niteliğini artırabilir. Örneğin yaşadığınız semtteki kurslar, sosyal aktiviteler gibi.

Çocuğu ekrandan mümkün mertebe uzak tutabildikten sonra, ekran başındaki zaman konusuna gelelim. Öncelikle çocuklar için günlük ekran saati belirlemek ve bu süreye muhakkak uymak gerekiyor. Çocuklar bu noktada ebeveynin kararlılığını hissetmeli ve süreye uymalı. Bunun için ailenin çocuk için uygun program veya bilgisayar oyunu seçmesi ve süreyi tayin etmesi gerekiyor. Örneğin günlük 2 saat limitini yarımşar saate bölebilir veya kesintisiz de yapabilirsiniz, burada önemli olan süreyi aşmamak. Ekranı ebeveyn yerine çocuk kendisi kapatmalı ki, düş kırıklığına uğramasın. Ayrıca bir çizelge ile çocuğun kendisini programlamasına yardımcı olunabilir. (Yemek esnasında veya yatmadan önce ekran zamanı koymamak gerekiyor.)

Çok daha önem arz eden bir nokta da, ebeveynin çocuğun ilgilendiği program veya oyunun içeriğinden haberdar olmasıdır. Zira çocuk yarım saatlik bir süre içinde de şiddet ve cinsellik gibi kötü içerik barındıran bir ekran saatinden zarar görebilir. Çocuklar gerçek ve kurgunun ne olduğu hakkında bilgilendirilmeye ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle çocuklarla izledikleri programlar hakkında konuşulmalı, görüşleri alınmalıdır. Bilhassa reklamlar konusunda aileler tüketime karşı bilinçli bir tavır takınmalı ve bunu çocukla paylaşmalıdır. Her zaman çocuğun izlediği programı, oynadığı oyunu takip etmek zor olsa da, zaman zaman aile çocuğa seçeneklerle birlikte kaliteli yapımlar ve oyunlar sunmalıdır.

Çocuklar ayak izlerimizi takip ederler. Dolayısıyla asıl dikkatli olmamız gereken yer, bizim onlara nasıl örnek olduğumuzdur. Şayet biz onlara aktivite bulmaya ve ekran saatlerini kısıtlamaya çalışıp, kendimiz elimizden cep telefonumuzu düşürmüyor, bilgisayar ve televizyon başında saatler harcıyorsak çabalarımızın boşa çıkacağından hiç şüphemiz olmasın. Sanırım ‘yetişkinler dünyasında ekran saati nasıl azaltılır?’ başlıklı bir yazıda da bu konuyu işlemeliyim.

Kaynak: Her Anne Babanın Yaşadığı Sorunlar ve Çözümleri / Teresa Orange ve Louise O’Flynn Yakamoz yayıncılık