“Uluslararası İmam Maturidi Çalıştayı”na katılan Binali Yıldırım burada yaptığı konuşmada, “İmam Maturidi, günümüz ifadesiyle Müslümanların aydınlanma döneminin öncülerindendir. Müslümanlara Kur’an’ın diliyle hitap etmiş, yorum ve düşüncelerini telkin ederek bir ekole dönüşmüştür” dedi.

Yıldırım, İslam dünyasının hali üzerine şunları söyledi: “Bugün İslam dünyası adeta Moğol istilasına uğramış gibi, dağınık ve huzursuzdur. Bunun tek sorumlusu ‘dış güçler’ demek kolaycılıktır. Elbetteki dış güçlerin emperyal emelleri her zaman olmuştur, olmaya devam edecektir. Ancak bu yaklaşım, meselelerimizi görmezden gelmemize sebep olmakta, çözüme dönük yaklaşımların da cesaretini kırmaktadır. Unutmayalım ki, yaşadığımız coğrafya evimizdir ve evimizin güvenliğini sağlamak bizim görevimizdir. Müslümanlar birbirleri üzerinde nüfuz tesis ederek, geleceklerini inşa edemezler. Anlaşmazlıklarını çatışarak değil, konuşarak çözmek zorundadırlar. Müslümanlar akla sarılıp, faziletli davranışlar sergilemek, güzel ahlaklı olmak zorundadırlar. Bilgiye sahip çıkmak ve bilgiyi yönetmek zorundadırlar. Kimseyi ötekileştirmeden insan hakkını gözetmek zorundadırlar. İslam toplumları olarak bir yandan ruhi olgunluğa erişip, diğer yandan bilimde, sanatta, siyasette, ekonomide barışa odaklı iş birliğini artırdığımız takdirde, İslam dünyasının yeniden medeniyet merkezi olması kaçınılmazdır. Medeniyet bizim yitiğimizdir ve Müslümanlar yitiklerini bulmak zorundadır. Yaşadığımız her yerin medeni standartlarını yükseltmek, ortak özlemimiz, hayalimiz, hedefimiz olmalıdır.”

İslam dünyasının uzun vadeli hedefinin “Altın çağını” inşa etmek olması gerektiğini belirten Yıldırım, “Yorgunluk, bezginlik bize yakışmıyor. Terör ve şiddet Müslümanların dili olamaz. Cahillik, yokluk ve yoksulluk Müslümanların kaderi değildir. Önümüzdeki 20 yılda dünyanın toplam gayri safi hasılası 300 trilyon doları geçecektir. Bu sebeple bizlerin orta vadeli hedefi, coğrafyamızın mevcut potansiyelini iki katına çıkarmak olmalıdır. Uzun vadeli hedefimiz ise, İslam dünyasının yeni altın çağını inşa etmek olmalıdır. Müslümanlar yaşanan bu olumsuzluklardan kurtulmak zorundadır. Yoksulluk, her türlü istismarı mümkün kılmaktadır.” dedi.

İktibas Dergisi