Sultanbeyli Belediyesi İstanbul’un giriş kapısı Sultanbeyli’de 2011 yılı içerisinde gerçekleştirdiği kültürel etkinlikler ile kendi kültürünü inşa ediyor. Birbirinden önemli kültürel organizasyonlar ile şehrin kıyısından Şehrin Merkezine ses vermeye başladı…

Sultanbeyli Belediye Başkanı Hüseyin Keskin’in “Geçmişi unatmamak ,ayakta durmaktın” prensibi ile vucuda getirilen bu sempozyum ile fetih haftasında Aydos Kalesi’nin tarihteki önemine vurgu yapılmak ve kalenin tanıtımı amaçlanmakta.

28 Mayıs 2011 cumartesi günü Sultanbeyli Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde Aydos Kalesi ve Fetih Sempozyumu Saat.10.00’da "FATİH VE FETİH SERGİSİ" açılışı ile başlayacak. Sempozyum protokol konuşmalarının ardından Prof. Dr. Mustafa Fayda’nın yöneteceği açılış konferansında Prof. Dr. Halil İnalcık, Aydos Kalesinin Fethini anlatacak.

21 Akademisyen ve araştırmacının katılacağı sempozyumda Aydos Kalesi ve İstanbul’un fethi ile ilgili çok önemli bildiriler sunulacak. Sempozyuma oturum başkanlığını Prof. Dr. Azmi Özcan yapacağı birinci oturum ile devam edilecek olup, oturumda bildiri sunacak Akademisyenler şöyle sıralanamakta: Dr. Dr. Ali İhsan Öztürk, (Osmanlı Döneminde Aydos), Hayri Fehmi Yılmaz  (Aydos Kalesi ve Mimarisi ), Gülbahar Baran Çelik   (Aydos Kalesi 2010 Kazısı), Doç. Dr. Mustafa S. Küçükaşçı (İstanbul Kuşatmaları ve Sahabenin İstanbul Seferleri),  Prof. Dr. Feridun Emecen (Kuşatma Hazırlıkları ve İstanbul’un Fethi),Prof. Dr. İdris Bostan (Fetih Donanması ve Gemilerin Karadan Yürütülmesi) .

Öğle arasında bütün katılımcı akademisyen ve bilim adamlarımızla birlikte Aydos Kalesi gezisi düzenlenecek. Tozu tarih kokan topraklara yolculuk yaptırılacak.

Öğleden sonraki oturumlarda ise ikinci oturumda Oturum Başkanı Prof. Dr. Ali Akyıldız ile birlikte, Prof. Dr. Abdülkadir Özcan (Fethin Yankıları), Prof. Dr. İlber Ortaylı (Fethe Bakışlar), Doç. Dr. Erhan Afyoncu (Fetih Kadrosu), Dr. Necdet Yılmaz (Fethin Kutlu Askerleri: Ni’melceyş), Prof. Dr. Mehmet İpşirli (Fatih Devri İlim Hayatı) bildirilerini sunacak.

Üçüncü ve son otorumda ise; Prof. Dr. Tufan Buzpınar başkanlığında, Prof. Dr. Mehmet Akif Aydın (Fatih ve Hukuk), Beşir Ayvazoğlu (Fatih ve Estetik), Dr. Coşkun Yılmaz (Fethin Anlatılmasında Yeni Yaklaşımlar), Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili (Sosyal Yapı ve Şehir Kültürü İnşası Açısından İstanbul’un Fethi), Prof. Dr. Zekeriya Kurşun (Türkiye ile İslam Dünyası Arasında Bir İletişim Unsuru Olarak Fetih ve Fatih Algısı), konularında sunum yapacaklar...

Fethin coşkusunu zirveye çıkacağı an ise 19.00 itibari ile Sultanbeyli Kent Meydanında İBB Mehter takımının vereceği mehteran konserinde gerçekleşecek.

Akşam ise Aydos Kelesi tarihte bir ilke imza atacak. Kale burçlarının ışıklar ile aydınlatılması ve Kalenin kulelerinden lazer ve gökyüzü tarayıcıları ile ışık şöleni düzenlenecek. Son olarak Büyük kanun ustası Göksel Baktagir ile Aydos Kalesinde Doğu Rüzgarı dinletisi gerçekleştirilecek

AYDOS KALESİ HAKKINDA

'Sultanbeyli’nin tarihi çok eski dönemlere kadar uzanmaktadır. Roma ve Bizans imparatorluğu döneminde, Üsküdar’dan Gebze’ye kadar olan bölgenin Tekfurluk yani mülki idare merkezi olmuştur. Bugün Sultanbeyli ilçesinin sınırları içerisinde bulunan, tarihi Aydos kenti ve kalesiyle, Sultanbeyli ovası civarındaki yerleşim yerlerinin de dahil olduğu coğrafi bölge, antik çağ ve sonrasında, kavimler yolu üzerinde önemli bir ara istasyon durumundaydı. Stratejik konumu nedeniyle, ortaçağda ve sonrasında uzun bir süre bu merkez olma niteliğini koruyacaktı.

Asya-Anadolu tarafıyla, İstanbul-Avrupa arasındaki ana ulaşım yolu (bugünkü Fatih Bulvarı yani tarihi Bağdat Caddesi) bu bölgeden geçtiğinden, bütün askeri ve sivil ulaşım açısından büyük önem taşımaktaydı. İstanbul ile Anadolu’nun bağlantı yolu üzerinde olması sebebiyle fetihten önce İstanbul’a sefer düzenleyen Türk orduları tarafından öncelikle fethedilmesi gereken bir anahtar konumundaydı. Diğer taraftan Anadolu yönünden savaşa hazırlanan Bizans ordusu bölgede toplanıp konaklıyordu. Bu özelliği fetihten sonra Osmanlı ordusu tarafından kullanılmaya devam etmiştir.

Sultanbeyli 1328 (H. 728) yılında Orhan Gazinin emriyle, Akça Koca, Konur Alp ve Abdurrahman Gazi komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından fethedilmiştir. Bu fetih, tekfur kızının kaleyi teslim etmesi nedeniyle kolaylıkla gerçekleşmiş ve bu hadise erken dönem Osmanlı fütuhatı içerisinde müstesna bir yer teşkil etmiştir. Kale tekfurunun kızı, kale kuşatıldığı günlerde, rüyasında önce İslam peygamberini görme lütfuna erişir. Sonra rüyasında kendisini düştüğü kuyudan kurtaran insanın, Osmanlı akıncılarının başındaki kişi olduğunu fark edince gerçeği kavrar ve onlara bir mektup yazarak kalenin çatışmasız teslimine yardımcı olur. Fetihten sonra da rüyada görmüş olduğu Osmanlı akıncı beyi Gazi Rahman (Abdurrahman Gazi) ile evlenerek Osmanlıların genişleme alanındaki diğer etnik unsurlarla sıhriyet hısımlığı kurmakta gösterdikleri hoşgörülü yaklaşımın bir numunesini göstermiş olacaktır. Bu evlilik gerek Türklerin gerekse Rumların hafızalarında uzun zaman silinmeyen izler bırakmıştır. Bu hadisenin hatıra ve izlerini taşıyan Aydos Kalesi'nin kalıntıları hala mevcuttur. Aydos Kalesi, İzmit (Nikomedia) şehrinden (ve kalesinden) batıya doğru gidildiğinde, bu aradaki bölge içerisinde en mühim kaleydi. Kervanların yol güvenliği de dâhil olmak üzere, sonraki dönemlerde iç kale haline gelen Aydos kalesinin, İstanbul’un fethiyle birlikte, bu stratejik önemi azalacaktı.

Abdurrahman Gazi’nin kabri bugün komşumuz Sancaktepe ilçesi sınırları içerisindedir. Ayrıca Söğüt’te Ertuğrul Gazi türbesinin yanında temsili kabri bulunmaktadır.

Haber7.com