Seçim gündemiyle basın toplantısı düzenleyen Karamollaoğlu, gündemde olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fazıl Say'ın konserine gitmesini değerlendirdi ve '10yearschallenge' akımına katıldıklarını belirterek Türkiye'nin 10 yıl öncesi ve bugününe dair veriler paylaştı.

 

Gazete Duvar'ın haberine göre Karamollaoğlu, 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili olarak adayların 27 Ocak Pazar Günü tanıtılacağını ifade etti.

Karamollaoğlu'nun açıklamalarından başlıklar şu şekilde:

 

‘KARDEŞ AFGAN HALKINA BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM'

Geçtiğimiz Cumartesi günü Libya'dan hareket eden bir göçmen botunun batması sonucunda ne yazık ki 117 göçmen hayatını kaybetti. Bunların içinde bebekler, hamile kadınlar vardı. Yine bir umut yolculuğu acı bir dramla son buldu. Son gelişmeler Akdeniz adeta bir mülteci mezarlığına dönmüş olduğunu gösteriyor. Bunun yanında birde Pazartesi günü Afganistan'da menfur bir saldırı meydana geldi. Onlarca kişi hayatını kaybetti. Bu saldırıda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, Kardeş Afgan Halkına başsağlığı diliyorum. Bu kaçıncı feryat edişimiz bilmiyorum lakin özellikle İslam dünyasında yaşanan bu trajedilerin son bulması için üzerimize düşen ne varsa yapmamız gerektiğine inanıyorum. Bu durumdan kurtulmanın tek yolu ise İslam ülkelerinin özellikle de Türkiye'nin toparlanıp ayağa kalkması, problemlerimize çözüm üretmesidir.

 

'MORO HALKI BİR UMUT IŞIĞI OLMUŞTUR'

 

"Pazartesi günü Filipinler-Moro'da gerçekleştirilen referandum sonuçları, Moro halkının üç asırı aşan onur mücadelesinin başarı ile sonuçlandığını tüm dünyaya ilan etti. Bu netice sorunlarımızın diyalog ve müzakere yolu ile, çatışarak değil konuşarak çözülebileceği noktasında önemli bir örnek ve umut ışığı olmuştur. Bu başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyor, Müslüman Moro halkını kutluyorum.

 

Sosyal medyada yeni bir akım başladı, gençler #10yearschallenge etiketi ile 10 yıl önceki ve şimdiki fotoğraflarını koyup paylaşım yapıyorlar. Biz de bu akıma katılarak, Türkiye'nin içerisinde bulunduğu durumu daha net ifade etmek için; Türkiye'nin #10yearschallenge'ını yaptık. 2009 Türkiyesi ile 2019 Türkiyesi'nin fotoğrafını birlikte inceleyelim:

DIŞ BORÇ

2009 yılında 276 Milyar Dolar (brüt) — 2019 yılında 457 Milyar Dolar (brüt)

 

MERKEZİ BORÇ

 

2009 yılında 442 Milyar Lira — 2019 yılında 1 trilyon 67 milyar Lira

 

ENFLASYON

2009 yılında %11 — 2019 yılında %20 (Resmi rakamla reel enflasyon %60'ların üzerinde)

FAİZ

2009 yılında %9 (Merkez Bankası) Banka Faizi %17 — 2019 yılında %24 Banka Faizi %35-40

DOLAR KURU

2009 yılında 1.34 TL  — 2019 yılında 5.33 TL

BENZİN'İN LİTRESİ

2009 yılında 3.2 Lira — 2019 yılında 6.20 lira

SOĞANIN KİLOSU

2009 yılında 1 Lira — 2019 yılında 5.5 lira

DOMATESİN KİLOSU 

2009 yılında 75 Kuruş —2019 yılında 6 Lira

 

Görüldüğü üzere 10 yılda Türkiye birçok bakımdan daha da geriye gitmiş durumda. Temennimiz 2029 Türkiye'sinin 2019 Türkiyesi'nden daha müreffeh ve yaşanılabilir olmasıdır.

VATANDAŞIMIZ AY SONUNU GETİREMİYOR

Bunun yanı sıra vatandaşımız ekonomik olarak her geçen gün dar boğaza giriyor, Türkiye'de kredisini ödeyemeyen 827 bin kişi, kredi kartı borcunu ödeyemeyen 745 bin kişi. Bütün kalemlerde takibe düşen borçlu sayısı ise 4.6 milyon kişiyi buldu. Vatandaşımız borçlu, ay sonunu getiremiyor.

SİZE HELAL OLAN BAŞKASINA HARAM OLMAZ

Öncelikle biz Sayın Cumhurbaşkanının Fazıl Say'ı ziyaretinden dolayı memnuniyet duyduğumuzu belirtmek isterim. Bu ülkenin cumhurbaşkanı, hangi fikir, hangi inanca sahip olursa olsun herkesle bir araya gelebilmeli herkesi kucaklayabilmelidir. Fakat ne hikmetse ülkenin normalleşmesi adına bir adım atsak hemen hain damgası yiyoruz. Erbakan Hoca'nın kemiklerini sızlatıyoruz. Bize bu ithamlarda bulunanlar Sayın Erdoğan ve Fazıl Say'ın bir araya gelmesine en olumlu yorumları yapıyorlar. Özellikle iktidar kanadına sesleniyorum size helal olan başkasına haram olmaz. İktidar yanlıları çifte standarttan vazgeçmeliler. Bu ülkenin sorunların çözülmesi adına herkesle bir araya gelebilmeli, sevgi ve kardeşlik iklimini hakim kılmalıyız.

 

AK PARTİ KORKU İLE SEÇMENİNİ ELİNDE TUTMAK İSTİYOR

 

Yerel seçimlerden dolayı siyasi demeçler, açıklamalar havada uçuşurken bizi hayrete düşüren, iktidar milletvekilinin yaptığı açıklamadır. Diyor ki Sayın vekil; Kazanamazsak tüccarlar kaybedecek, başörtülüler caddelerde yürüyemeyecek, esnaflar huzurlu olmayacak, silahlı çeteler yine şehirde peydahlanacak, esnaf yine ikinci vergiye tabi olacak. Bu ne tedirginlik, bu seçimi kaybedeceklerini görüyorlar. Bu iki vergi dediğiniz şey AK Parti iktidarında çözüm sürecinde ortaya çıkmış bir mesele değil mi? Yani korkuttuğunuz şey bile sizin eseriniz. Bakınız 1989'da ANAP yerel seçimleri kaybetti sonucunda kıyamet kopmadı. AK Parti korku ile seçmenini elinde tutmak istiyor. Fakat korkunun ecele faydası yok, Türkiye yerel yönetimlerde bir değişime ihtiyaç duyuyor.

 

'TÜRKİYE BUGÜN 1984 ESERİNDEKİ ZİHNİYETLE YÖNETİLİYOR'

İktidar kendisinin menfaatine olan her şeye güzel menfaati olmayan her şeye kötü mantığı ile bakıyor. Burada George Orwell'ın kaleme aldığı 1984 romanında şu satırları hatırlatmak istiyorum:

- Şu an kaç parmağımı gösteriyorum?
+ Dört.
— Peki, ya parti "Beş" derse?
+ O zaman beş.

Türkiye bugün 1984 eserinde eleştirilen zihniyet ile yönetiliyor. İktidar 4 parmağını gösteriyor bizden bunun 5 parmak olduğuna inanmamızı istiyor. Lakin biz gördüğümüzü, hakikatleri söylemek mecburiyetindeyiz.

'27 OCAK GÜNÜ ADAYLARIMIZI MİLLETİMİZE TANITACAĞIZ'

Yerel seçimlere hazırlık kapsamında çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Her seçim bölgesinde oy alabilecek, güvenilir, temiz, dürüst isimleri tespit ediyoruz. Bu sebeple de 27 Ocak Pazar Günü adaylarımızı milletimize tanıtacağız. Bunun yanında seçim konseptimizi de aziz milletimiz ile paylaşacağız.