Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, KPSS'de coğrafya-soyal bilgiler testleriyle ilgili açılan davaya ilişkin, "ÖSYM'nin sorularda hata olup, olmadığını belirlemesi için mahkeme kararını beklemesine gerek yoktur. İptali istenen sorular bellidir, dolayısıyla iptali istenen soruların hatalı olup olmadığı tespit edilebilirdi" değerlendirmesinde bulundu.

Koncuk, yaptığı yazılı açıklamada, KPSS coğrafya-sosyal bilgiler testlerindeki hatalı soruların yargıya taşındığını, bu gelişmenin ardından iki alan testi sonuçlarının açıklanmasının mahkeme kararı sonrasına bırakıldığını belirtti.

Öğretmen adaylarının girdiği sınavda 12 sorunun hatalı olduğu gerekçesiyle iptal edildiğini, 3 sorunun ise cevap şıkkının yerlerinin değiştirildiğini savunan Koncuk, "KPSS'ye giren çok sayıda aday, cevap anahtarlarının değiştirildiğini, doğru sayılarının sisteme yanlış girildiğini, netlerinin eksik hesaplandığını, dolayısıyla puan hesaplamalarının hatalı olduğunu iddia etmektedir. Adaylar, doğru cevabı işaretlemelerine, soruyu boş bırakmalarına ya da soruya yanlış cevap vermelerine rağmen cevap kağıdına baktıklarında, söz konusu soruya bambaşka bir cevap verildiğini iddia ediyor" ifadesini kullandı.

 ÖSYM'nin bu iddiaları ciddiye alarak, açıklama yapmasını isteyen Koncuk,  şunları kaydetti:

"Bu konu araştırmaya değerdir ve titizlikle incelenmeli, kamuoyuna tatmin edici açıklamalar yapılmalıdır. Şu anda kamuoyunda sınav sonuçlarına yönelik büyük bir güvensizlik ve tartışma söz konusudur. Adayların istediği ve yapılması gereken, adayların kendilerine ait soru kitapçıklarının yayınlanması ve kitapçıklarla optiklerin karşılaştırılmasıdır. Konuyla ilgili ÖSYM Başkanı Ömer Demir'in yaptığı açıklamalar da tatmin edici olmamıştır."

KPSS'de hatalı soruların sayısının fazla olduğunu ileri süren Koncuk, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

" Zira bu, ÖSYM'nin iptal ettiği sorular bakımından tescillenmiştir. Üstelik bunun yanında hatalı olduğu iddia edilen ve yargıya taşınan başka sorular da bulunmaktadır. Dolasıyla bunları 'minik hatalar' ya da soru iptallerini olağan sonuç olarak nitelendirmek konuyu hafife almak anlamına gelir. ÖSYM'nin sorularda hata olup, olmadığını belirlemesi için mahkeme kararını beklemesine gerek yoktur. İptali istenen sorular bellidir, dolayısıyla iptali istenen soruların hatalı olup olmadığı tespit edilebilirdi."