İstisnalar dışında insanoğlunun davranışları mantıklı gerekçelere dayanır. Bu gerekçeler de genellikle ‘’çıkar’’ kavramında somutlaşır. O halde bireysel, toplumsal veya uluslararası olayların ardındaki mantığı anlamak için kimin veya kimlerin ‘’çıkarına’’hizmet ettiğine bakmak lazım. Bu konuda rahmetli Mahir Kaynak şöyle derdi: ‘’Bir eylemi kimin yaptığına değil kimin işine yaradığına bakın’’

Dolayısıyla son günlerde kuşatılan İdlip konusunu bu temel tespitler çerçevesinde ele alırsak: İdlibe yapılan saldırılar neticesinde yaklaşık 150 000 kişi Türkiye sınırına dayanmış durumda. Ayrıca, Han Şeyhun, Latamne, Keferzite ilçeleri başta olmak üzere toplam 15 köy Esat Rejiminin eline geçti. Demek ki, İdlibe yapılan saldırılar büyük bir olaydır.

Bu olayın görüntüsüne bakılırsa, Esat Rejiminin İdlibi muhaliflerden geri almak için saldırdığı görülür. Ama olayın zamanlaması dikkate alınırsa, bu meselenin Esat Rejimi ile muhaliflerin arasındaki rekabeti aştığını ve akıllara: ‘’İdlip saldırıları, ABD ile Rusya’nın çekişmesi mi anlaşması mı?’’ Soruları gelir.

Rusya, Türkiye’yi ABD’den uzaklaştırmak için Esat Rejimini İdlibe saldırttı şeklinde düşünürsek, İdlip saldırılarının temelinde ABD’yle Rusya’nın çekişmesi anlaşılır. Ama Türkiye’yi ABD karşısında zayıflatmak için düşünürsek, ABD ile Rusya’nın anlaşmış olma ihtimali anlaşılacak.

Bu yazıyı yazdığımızda henüz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya’ya gitmediğini bilinmesini isterim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la Putin’in yapacağı görüşmede bir anlaşma çıkarsa, İdlip saldırılarını Rusya’yla ABD’nin çekiştiklerini, anlaşma çıkmazsa, ABD’yle Rusya’nın anlaştıklarını anlayacağız.

Elbette bir olayın arkasında tek bir nedenin olduğunu düşünmek yanlıştır. Olayların birden fazla nedenleri vardır. Bu bağlamda İdlibe yapılan saldırıların arkasında dört neden tespit edebildik.

Bir, genel olarak Rusya Suriye’nin kontrolünü Esat rejiminin eline geçmesini ister. Çünkü Rusya’yı Suriye’ye davet eden Esat Rejimi olduğu için Suriye’deki varlığının meşruiyeti Esat rejimine bağlıdır.

İki, yukarıda adlarını verdiğimiz ilçelerde kimyasal silah kullanıldığı iddia ediliyor. Delilleri karartmak için, ele geçirilen bölgenin tekrar rejimin eline geçmesi hem Rejimi hem de Rusya’yı rahatlatacaktır.

Üç, Hama ticaret yolu bu bölgeden geçiyor. Dolaysıyla Hama ile Laskiye ve Şam’ı birbirine bağlanmış oldu.

Dört, ele geçirilen bu bölgeler İzze ordusunun elindeydi ve İzze ordusu Türkiye’yi de dinlemeyen başına buyruk hareket ettiği iddialar arasında yer alıyor.

Başa dönecek olursak ‘’ İdlip olayı ABD ile Rusya’nın çekişmesi mi anlaşması mı?’’Soruların cevabı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Putin’le yapacağı görüşmeden çıkacak sonuca göre netlik kazanacak.

Kaynak: Milat