Al-Hatk Mısır’ı 30 yıl yöneten Hüsnü Mübarek’in devrilmesiyle sonuçlanan ayaklanmalar ile 2011’de bir devrim gerçekleştiren Mısırlı muhaliflerin hikayesi ilk defa beyazperdeye taşınıyor.

 

 

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da galası yapılan filmin yönetmenliği Muhammed El-Bahravi yaptı. Yapımcılığını “El-Bahr Prodüksiyon”, görüntü yönetmenliğini Eşref el-Murski üstleniyor. Yönetmen ve oyuncular dahil ekibinin birçoğu Mısır hapishanelerinde uzun süre kalan kişilerden oluşuyor. “Al-Hatk” filmi Mısır’ın arka sokaklarındaki küçük ve sıradan hayatların büyük ve sarsıcı hikayesini, Mısır’da demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı yapılan kanlı darbenin ardından gelişen dehşet iklimini anlatıyor. Film, “Askeri darbelerin başarılı olması halinde halkların yaşadığı sosyal koşullar neler?” ve “Son birkaç yıl içerisinde neden pek çok Mısırlı Türkiye’ye sığındı?” sorularına yanıt arıyor.

ÇOĞU HAPİSHANEDE YATTI

Filmi yazan ve yöneten Muhammed el-Bahravi, Mısır’da darbecilerin hapishanelerinde siyasi tutuklu olarak üç yıl kaldığını, ardından geldiği Türkiye’de de yaklaşık bir buçuk yıldır yaşadığını söyledi. El-Bahravi, “Film birbirine zıt iki farklı grup ve dünyadan bahsediyor. Her dünyanın keşfedilmeyi bekleyen özel bir alanı var ve maalesef burada, olaylarda hiç gözükmeyen ama iki taraf arasında olanlardan ve olacaklardan faydalanan üçüncü bir grup var. Türkiye bu durumları tarihinde yaşadı ve dersler çıkardı. Bu günlerde sene-i devriyesi gelecek olan 15 Temmuz askeri darbe teşebbüsünün halk tarafından başarısız kılınması bu derslerin bir ürünüdür” dedi.

TÜRK HALKINA ANLATMALIYIZ

“Al-Hakt”ın insani bir film olduğunun altını çizen El-Bahravi, “Türk halkı neden Türkiye’de olduğumuzu bilme hakkına sahiptir. Türk halkı muhteşem bir kültür ve medeniyete sahip büyük bir halk. Eşsiz bir birikim ve bilince sahipler. Özellikle gençlerin izlemesini çok istiyorum. Çünkü onlar darbe dönemlerini yaşamadılar. Askeri darbeler her ülkede aynıdır. Bu film askeri darbe dönemini öğrenmeleri için onlara bir kesit sunuyor ve askeri bir darbenin -maalesef- başarılı olduğu Mısır’ı anlatıyor. Türkiye bu durumu seksenli yıllarda yaşadı. Bu bağlamda film aslında Türkler ve Arapların buluşma noktasını anlatıyor.” dedi. Film önümzdeki aylarda vizyona girecek.

BUNUN TÜRKÇE’DE KARŞILIĞI YOK

El-Bahravi, filme neden “Al-Hatk” ismini verdiklerini şöyle attı: “Filmin Türkçe ismi de ‘Al- Hatk’. Çünkü çevirisini yapamadık. Zira ‘Al-Hatk’ı Türkçede karşılayacak bir söz yok. ‘Al-Hatk’ bir insanın başka bir insana yapabileceği tecavüzün, zulmün en üst noktası. Türkiye’de ne böyle bir şiddet var ne de böyle bir sözcük. Ben senarist ve yönetmen olarak söylemek istediklerimi sinema diliyle ifade ettim. Filmin vereceği mesaj, izleyicilerimizin filmle etkileşimlerine bağlı.”

 

YENİ ŞAFAK