Bilal Özcan'ın yazısı

Hayatta her şey giderek sunileşiyor.
 
Hiçbir şey doğal ve katkısız değil nedense...

Alışveriş yaparken nasıl da çekiniyoruz.

Manav, et, peynir, süt reyonlarında her gıdanın doğalını sorgular hale geldik.

Sadece yiyeceklerde mi?

Artık giyimde de öyle...

Tekstil firmaları, kimyasal olmayan kumaşlarla üretilen organik giysi reyonları açıyorlar peş peşe.

Teninize değen kumaş naylon ve sanayi boyası içermesin diye...

Çiftçi daha kısa sürede, daha çok ürün almak için ilacı serperken, aslında insanlığa zarar verdiğini düşünmüyor, gününü kurtarma derdinde, kendi çıkarının peşinde.

Tıpkı ikili ilişkilerde olduğu gibi.

Dostluk, arkadaşlık artık sadece sözde var.

Kimse kimseyi menfaati olmadan arayıp sormuyor.

Telefonda, "merhaba"nın ardından mutlaka bir istek geliyor.

Artık herkes menfaatçi.

Peki bu değişim ilk ne zaman oldu?

Hatırladım; ilk 'domates'le başladı.

20 yıl oldu.

İlk domates bozuldu, sonra da patlıcan!

Eğri büğrü sebzelerin fotoğrafı gazetelerde yayınlandığında tehlike "geliyorum" demişti.

Mustafa Sandal akıllı bir sanatçı

Artık çok geç, şimdi her şey hormonlu...

Aşklar bile...

Mustafa Sandal'ı kutluyorum.

Çok akıllı bir sanatçı...

Cin gibi, yenilikçi ve öncü.

Zaten sanatçı dediğin hep en önde koşacak.

Musti ne mi yapmış?

Bu hormonlu dünyada milyonların zihninden geçeni okumuş.

Organik bir albüm hazırlamış.

Adını 'Organik' koymuş...

İçinde birbirinden güzel 10 şarkı var.

Dinledim.

Çok beğendim.

En çok 'Organik', 'Ego', 'Kafası Bu', 'Neler Neler', 'Kum', 'Çek Gönder', 'Kurşun Geçirmez', 'Bi Git Bakalım' isimli şarkıları sevdim.

Özellikle Organik'e bayıldım.

Sözleri öyle anlamlı ki:

Organik aşk arıyorum

Bir türlü bulamadım

İçime dert oluyor az biraz

Kendime gelemiyorum

Başa dönemiyorum.

Kutlarım Musti, hayırlı uğurlu olsun...

Bugün