Nagehan Alçı, "Kendimi bir komplolar denizinde bulmamın hikayesi"başlığıyla yayımlanan yazısında "Önümüzdeki günlerde Türkiye'nin üçüncü büyük şehrinde CHP-İYİ Parti ittifakının belediye başkanlığı için ortak adayı belirlenecek ve çok büyük bir ihtimalle bu aday sandıktan galip çıkacak. Bu süreçte bir gazeteciyi İYİ Parti cephesinden bir isim arıyor, aday adayları arasında seçilmesi muhtemel olan Tunç Soyer'in ortak aday olmasına karşı tereddütlerini ifade ediyor. Sebeplerini açıklıyor. Gazeteci diğer İYİ Parti ileri gelenleriyle konuştuğunda da aynı cevabı alıyor. Hatta bir kısmı ismiyle cismiyle beyanat veriyor" ifadesini kullandı.

 

"Birkaç gündür yaptığım tam da bu sevgili okurlar. Hadi siyasileri anlayabilirim ancak meslektaşlarımdan dahi son derece tuhaf imalar yapıldığını ve hatta komplolar üretildiğini görmek beni üzüyor. Özellikle Deniz Zeyrek ve Uğur Dündar'a bu noktada kırıldığımı ifade etmeliyim" görüşünü dile getiren Alçı, "Ben İzmir'in yerel siyasetini hiç bilmediğim gibi oradaki aktörleri de tanımam" dedi.

"Açıkçası kimin İzmir Belediye Başkanı olduğu ilgilendiğim bir konu değil. Aziz Kocaoğlu veya Abdül Batur ile karşılaşmışlığım yok" ifadesini kullanan Alçı, şöyle devam etti:

— Selin Sayek Böke ile de. Tuncay Özkan ve Mustafa Balbay'ın beni arayıp yönlendirmek bir yana, beni gördükleri yerde boğazlamak isteyeceklerini tahmin ediyorum. Ayrıca Tunç Soyer cephesinin, kendilerine karşı çıkan herkese FETÖ'cü dediğini düşünürsek, acaba Özkan ve Balbay da mı Soyer'in İzmir adaylığına karşı oldukları için FETÖ'cü kategorisinde görülüyor? Ben sadece İYİ Partililerin söylediklerine mikrofon tuttum ama anladığım kadarıyla İzmir'de herkesin derdi başka