2014-2015 yılı birinci dönem TEOG sınavları 26-27 Kasım'da gerçekleştirilecek. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Zeynep Karataş sınav öncesi, 8'inci sınıf öğrencileri için büyük önem taşıyan TEOG sınavlarına hazırlanma ve ailelerin çocuklarına davranışlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Öğrencilerin sınavlara hazırlanırken mutlaka planlı ve programlı çalışmaları gerektiğini belirten Doç. Dr. Karataş, bunun için de öğrencilerin rehber öğretmenden yardım almaları gerektiğinin altını çizdi.

Öğrencilerin genelde çok uzun saatler ders çalıştığını belirten Doç. Dr. Zeynep Karataş, "Yani bu 2 saat, 3 saat aralıksız oluyor. Okulda alıştıkları bir düzen var. 45-50 dakikalık dersten sonra 10-15 dakikalık teneffüse çıkıyorlar. O yüzden çocukların en fazla 50 dakika ders çalışmaları, 10- 15 dakika ara vermeleri gerekiyor" dedi.

'KENDİNİZE ZAMAN AYIRIN'

Sınav sabahı öğrencilerin zamanında uyanması ve alıştıkları besinleri tüketmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Karataş, şöyle dedi: "Zihinlerini açar diye ekstra ya da hiç alışık olmadıkları besinleri tüketmesinler. Midelerini bozabilir, rahatsız edebilir. Sınav sabahı da daha önceki günlerde neler yapıyorlarsa o alışkanlıklarını sürdürsünler.

Sınav sabahında ve bir önceki akşamda ders çalışmalarını doğru bulmuyorum. Genelde öğrencilere tavsiyelerimiz, sınavdan 1-2 gün önce daha farklı şeylerle uğraşın, kendinize zaman ayırın, kendinizi rahatlatıcı şeyler yapmaya çalışın. Belki birkaç gün önce çok genel hatırlatıcı tekrarlar yapmanız mümkün; ama kesinlikle yeni şeyler öğrenmeniz mümkün olmayacaktır. Sınav akşamı ya da sabahı yeni şeyler öğrenmeyi denemeyi isterseniz, bu sadece sizin kafanızı karıştıracaktır."

EBEVEYNLERİ UYARDI

Anne ve babalara da uyarılarda bulunan Doç. Dr. Karataş, ebeveynlerin çocuklarının dönemsel özelliklerini ve ergenlik dönemine girdiklerinin farkına vararak davranması gerektiğine işaret etti. Anne ve babaların 'çok fazla net yapmalısın', 'kazanmalısın' gibi çocuklarını zora sokacak mesajlar vermemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Karataş, bu ifadelerin sadece çocuğu kaygılandırdığının altını çizdi.