CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, çıktı mecliste “Bir cümle” sarf etti,
Daha aradan 24 saat bile geçmeden, CHP Adıyaman Milletvekili Salih Fırat, sarf edilen “Bu ifadelerden” dolayı, kalkıp mensubu olmuş olduğu CHP’den istifa ettiğini açıkladı.
Sarf edilen ifadeleri/cümleleri beğenmeyebilirsiniz,
Bu cümle ve algıyı kesinlikle kabul etmeyip topyekûn reddedilir, buna tepki gösterebilirsiniz.
Hatta istifa da edebilirsiniz.
Ama gerekli mücadeleyi verdikten sonra…
Yani bir problem mi var?
Evet, var.
Öyleyse bu “Problemin” ortadan kalkması için ilk olarak, ilgili kişi ya da kurullarla, hatta mümkünse de birinci kişi ile/genel başkan ile görüştükten sonra, bir takvim hazırlayıp ona göre yol alırsınız.
Tabi bu takvimi, hazırlarken, amacınız bağcıyı dövmekten ziyade; üzüm yemeye giden/tam ve doğru olduğuna inandığınız değerlere giden bir yol takip edersiniz.
Yani bu süreçte, siz, istifa ya da ayrılmadan vazgeçip kaldığınız yerden çalışmayı da göze almış olmalısınız.
Öyle bir bardak suda gemileri yakmamış olmalısınız.

Mücadele edip ter akıtmalısınız.
Doğrunun ortaya çıkıp vücuda gelmesi için, insani bir çaba içerisinde olmalısınız/böyle bir çaba içerisinde bulunmuş olmalısınız.
Planlar yapıp metinler yazmış olmalısınız.
Ve siz, tüm bu ve benzerleri yaptığınız halde, gelmiş olduğunuz son noktada, sizin tarafınızdan görülen bu “Yanlışlık ve çarpıklığın” ortadan kalkması için, gerekli insani mücadeleyi verdiğiniz halde, aynı hata ve yanlışlar devam ediyorsa/ettiriliyorsa, paydaşlarınızla/size oy vermiş olan seçmen kitlenizle istişare ettikten sonra, uygun görüldüğü halde kalkıp partinizden/bulunmuş olduğunuz makamdan istifa da edebilirsiniz.
Bu, sizin en doğal hakkınızdır.
Ve hiç kimse de kalkıp size herhangi bir şey demez/diyemez.
Ama yapmanız gerekenlerin hepsini yaptıktan sonra.
Yoksa siz, kalkıp da daha kulağınızdaki tınısı bile geçmeden, bir ”İfadeye” sinirlenip, herhangi bir istişareye başvurmadan, tamamen fevri ve ben yaptım oldu havasıyla, hiçbir mücadele vermeden, o kocaman ve tertemiz seçmeninizin iradesini yok sayarak “Ben istifa ettim!” derseniz, bu olmaz.
Bu, böyle olmamalıdır.
Çünkü onlar, size güvenip size oy verdiler.
Sizin söz ve duruşunuza inandılar.
Ülke ve partilerinin geleceği için sizi faydalı ve yararlı gördüler.
Size umut bağladılar.
Ama olmadı.
Siz, bunların hiçbirini bir an bile düşünmeden kendi kararınızı verdiniz: Ben istifa ettim!
Yaptım oldu!

Bunun için de, gelin tüm hayatımızı olduğu gibi, siyasetimizi/devlet yönetme sanatımızı da değer ve ilkeler üzerinden yürütelim, siyasetimizi bu şekilde dizayn edelim.
Bizim yüzümüzden kimse etrafa umutsuzluk saçmasın.
Herkes mutlu, herkes verdiği kararların arkasında dursun.
Ve mümkünse de hiç kimse yüz üstü bırakılmasın/kendi kaderine terk edilmesin.
Çünkü bu, zor ve acı bir durumdur.