“Hayat iman ve cihaddır” sözünün sahibi, İslam’ın büyük şehidi Hz. Hüseyin ve ehl-i beytini katleden orduda yer alanların akıbeti daha o zamandan merak konusu olmuştur. Bir görgü tanığı olan Yakub b. Süfyan’ın ağzından nakledilen şu olayı, hemen bütün ilk ve muteber tarih kaynakları aktarır:

“Çiftliğimdeydim. Cemaatle yatsı namazını kıldıktan sonra oradakilerle oturup muhabbete başladık. Hz. Hüseyin’e geldi söz. Orada bulunan adamlardan biri dedi ki: “Ben ısrarla takip ettim, Hüseyin’in üzerine yürüyüp onunla savaşanların hemen tamamının akıbeti feci oldu.” Bizimle bulunan çok yaşlı bir adam, “Ben de ona karşı savaşanlardandım, fakat şu ana kadar başıma hoşlanmadığım hiçbir şey gelmedi” dedi. Yanmakta olan kandil o sırada sönmeye yüz tuttu. İhtiyar onu yakmak için kalktı. Fitille oynarken ateş birden parlayıp ihtiyarın elbisesini tutuşturdu. İhtiyar canını kurtarmak için çiftliğimin hemen önünden akan Fırat’a koştu. Fakat ne yanmaktan kurtulabildi, ne boğulmaktan.”