Bu seçim çok önemli hale geldi, adeta ülkenin kaderi belirlenecek. ABD, Batı, İsrail, onlarla birlikte hareket eden Cemaat, CHP, HDP, PKK, IŞİD, diğer sol örgütler ve MHP Ak Partinin gitmesini istiyorlar, gitmez ise iç savaş çıkacağını söylüyorlar. Kazanımlarını ve ülkeye hâkimiyetlerini kaybetmek istemiyorlar. Onun için herşey mubah diyorlar. Terörü bile bu amaç için süsleyerek kullanıyorlar.

Ak Parti ve onu destekleyen halk direniyor. Onların sandı...ktan başka sırtını dayayacak güçlü odakları yok. Kazandıklarını kaybetmek istemiyorlar, yeniden başörtüsü zulmünün geri geleceğini, kuran kurslarının, İmam hatiplerin, dernek, vakıfların vb. kapanacağını düşünüyorlar. Ülkenin kalkınması ve bağımsızlığı için elzem olan savunma sanayi, nükleer enerji, Havaalanları, köprü ve diğer yatırımların durdurulacağından endişe duyuyorlar.

Ama unutmamamız gereken bir husus var Batılı güçler bizim Uçak fabrikamızı, savunma ve ağır sanayi yatırımlarımızı daha önce kapattırdılar yada engellediler. Ülkenin bağımsızlığına fırsat vermediler. Kendi ürettiklerinin artıklarına bizi mahkûm ettiler. Verdikleri silahları istemedikleri yerlere kullandırmadılar. Uçaklarımızı bile serbestçe kullandırmadılar. Batı için bugün en büyük kavga Türkiye’nin bağımsız olma çabasını engelleme kavgasıdır. Türkiye'nin kuşattıkları çemberi yarmasına fırsat vermek istemiyorlar. Onun için ne gerekiyorsa onu yapacaklarını ilan ediyorlar. İç savaşı bile çıkarabileceklerini taraftarları vasıtası ile dillendiriyorlar.

Maske demokrasi. Bizim içimizdeki taraftarlarını Türkiye’de demokrasi yok. İnsan hakları ihlalleri var. Türkiye geriye gidiyor. Sesinizi yükseltin diye mobilize ediyorlar. Güçlü bir medya desteği ile halkı yönlendirmeye çalışıyorlar. Olayları tersyüz edebilme, doğruları çarpıtabilme becerileri var.

Bu nedenle Türkiye’de Ak Parti Döneminde yapılan insan hakları, demokratikleşme, çözüm süreci gibi büyük değişiklikleri Mümkün olduğu kadar bilinçli olarak gözden geçiriyorlar. Türkiye’nin ekonomik başarılarını halka duyurmamaya, aleyhinde kara propaganda yapmaya çalışıyorlar. Esasen ABD ve Batılı güçlerin demokrasi diye bir dertleri yoktur, bunu İslam ülkelerinde darbeleri ve diktatörleri destekleyen tavırları ispatlıyor. Bu konuda ABD Dışişleri uzmanlarından William Blumun yazdığı;

" Emperyalizmin En Ölümcül Silahı, Demokrasi Yalanı" kitabını okumak yalnız başına yeterlidir.

Bu savaşta Türk halkının bir avantajı var. Türk Ordusu artık batılı güçlerle değil halkı ile birlikte hareket etmeye ve emperyalizmin kuşatmasını yarmaya çalışıyor.

Tercih bizim; ya Batılı egemen güçlere ve onların kurdukları statükoya döneceğiz veya Büyük Türkiye yolunda zorlukları asma azmimizi yürüteceğiz.