Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye karar taslağında geçen yıl olduğu gibi Türkiye'ye yine "Kıbrıs'taki askerlerini derhal çekmeye başla" çağrısı yapılırken bir yandan da gözler, BM Genel
Sekreteri Ban Ki -Mun, KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Dimitris
Hristofyas arasında 25-26 Ocak’ta Cenevre'de yapılacak görüşmeye kilitlendi.

Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun siyasi danışmanı, Yakın Doğu Öğretim Görevlisi Ata Atun, konu ile
ilgili gelişmeleri değerlendirdi.

Uluslararası Konferans

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un daveti ile 18 Kasım’da New York’ta yapılan üçlü görüşmenin
sonunda Ocak ayının 25 ve 26’sında Cenevre’de bir toplantı daha kararlaştırıldı.

Ufukta da Uluslararası Konferans gözüküyor

Ya Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının yer alması ile “Dörtlü Uluslararası
Konferans” olacak ya da Türkiye, Yunanistan, İngiltere, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarının yer alması ile “Beşli Uluslararası Konferans” yapılacak. Veya da İngiltere yerine Konferansa Birleşmiş Milletler taraf olarak katılacak ve adı da gene “Beşli Uluslararası Konferans” olacak.

Rum tarafı, Uluslararası Konferans’tan öcü gibi korkuyor ve gerekçeleri de Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’nin, Kıbrıslı Türklerle eşit statüde masada oturmak zorunda kalacak olmasıymış.

Rumların karşı önerileri ise, böylesi bir toplantıyı sulandırmak için, BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyelerinin de Konferansa katılması ve kendisinin de Kıbrıslı Türkleri ve Kıbrıslı Rumları temsilen Kıbrıs
Cumhuriyeti olarak masaya oturması şeklinde.

Sanki Kıbrıs Sorunu Çin ile Fransa arasında ve bu nedenle de Kıbrıslı Türklerin taraf olarak konferansa
katılmasına gerek yok. Kıbrıs Rum Cumhuriyeti adadaki her iki halkı da temsil edecek düzey ve yetkide
olduğundan, Kıbrıslı Türkler bu Beşli Konferans’ta temsil edilmese de olur veya göstermelik olarak bir
Kıbrıslı Türk Kıbrıs Rum Cumhuriyeti heyeti içinde yer alabilir.

Hala daha adadaki Kıbrıslı Türk gerçeğini kabul etmek ve Kıbrıslı Türklerin kurmuş oldukları devleti
muhatap olarak almak düşüncesi yok Rumlarda.

Uluslararası Konferansların bir geçmişi var Kıbrıs tarihinde

1959 Zürih ve Londra Konferanslarından sonraki ilk “Beşli Konferans”, 21 Aralık 1963 tarihinde
Rumların Türklere saldırması nedeni ile 15 Ocak 1964 tarihinde Londra’da Marlborough House da
yapılmış. Bu “Beşli Konferans”a; Türkiye’den Dışişleri Bakanı Feridun Cemal Erkin, Zeki Kuneralp ve Haluk Bayülken; Yunanistan’dan Dışişleri Bakanı Palamas, Melas ve Pilavachi; İngiltere’den Duncan Sandys, Lord Carrington, Sir Arthur Clark; Kıbrıs Türk tarafından Türk Cemaat Meclisi Başkanı Rauf Denktaş, Savunma Bakanı Osman Örek ve Halit Ali Rıza; Kıbrıs Rum tarafından Dışişleri Bakan Spiros Kyprinu, Rum Cemaat Meclisi Başkanı Glafkos Klerides, Çalışma Bakanı Tassos Papadopulos ve Bayan Soulioti katılmış.

Kıbrıs Sorunu’na “Beşli Görüşmeler” şeklinde müzakereler yolu ile çözüm bulunabilmesinin yasal
temeli bu “Londra Konferansı” kararlarında yer almaktadır.

Türkiye, Londra Konferansı sırasında Kıbrıs Sorunu’nun fiili müdahale yerine belirli bir zamanda
barışçı müzakereler yolu ile çözümlenmesi teklifini onaylamıştır.

Konferans yapılmış ama adada Kıbrıslı Türklere saldırılar da devam etmiş.

Türkiye Cumhuriyeti defalarca Makarios Yönetimine ve Yunanistan’a uyarıda bulunmasına ve nota
vermesine rağmen barışçıl yollardan çözüm çabaları dikkate alınmayınca, uyarılarının dozunu bu
kez ordusunu alarma geçirmeye ve donanmasına da hareket emri vermeye yükseltmiş, bunun
sonucunda da “Kıbrıs Sorununa Çözüm” girişimleri 1972 yılında “Beşli Görüşmeler” yapılması kararı
ile tekrar “Barışçıl Müzakereler”e dönüşmüş.

3 Temmuz 1972 tarihinde Lefkoşa’da ara bölgede bulunan Ledra Palas’ta başlamış olan “Beşli
Görüşme” heyetinde, Kıbrıs Türk halkını temsilen Rauf R. Denktaş, Kıbrıs Rum halkını temsilen
Glafkos Klerides, Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen Orhan Aldıkaçtı, Yunanistan’ı temsilen Mihail
Dekleris ve Birleşmiş Milletleri temsilen de BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Osorio Tafall yer almıştı. Bu
konferans’tan da fiiliyatta uygulanabilir bir sonuç çıkmadı.

Günümüze kadar Kıbrıslı Türklerin de asli taraf oldukları “Uluslararası Konferans”lar sadece bunlar
değil.

8-14 Ağustos 1974 tarihinde yapılan II. Cenevre Konferansı ve 24-31 Mart 2004 tarihinde
Bürgenstock’da yapılan Annan Planı Görüşmesi’nde de Kıbrıslı Türkler masaya “Toplum” olarak
değil “Halk” veya “Taraf” olarak oturmuşlardı.

Rumların gerçek niyeti “Müzakereleri uzatmak ve tanınmış devlet olmanın nimetlerini sürdürmek”.
Anlaşmak gibi bir düşünceleri yok. Bu nedenle de ellerindeki devleti kaybederler veya Uluslararası
kararlarla Türkleri de devlete ortak almak zorunda kalabilirler diye “Uluslararası Konferans”lardan her
zaman kaçtılar.