Hiç yenildiniz mi hayatınızda?

Hani hep birinci olmak için yarışırız ya bu hayatta… ve hep bir koşuşturma vardır ya… hep bir şeylere ulaşmak… bir şeyleri geçmek… birilerini geçmek zorundayızdır ya!...

Peki, sizi geçtiler mi hiç?

Hani çok önemli bir yarışmada ya da sonunda müthiş bir ödülün olduğu bir maratonda kıl payı geçildiniz mi?

Ne kötü bir şey değil mi?!

Bence değil…

Peki, hiç düşündünüz mü yenilginin ne kadar zevkli bir şey olduğunu?

- Ne demek canım bu?
- Yenilginin neresi zevkli olabilir ki?

Eğer yenilginin zevkini çıkarabilseydiniz böyle şeyler demezdiniz… Evet, yenilgi çok zevkli… Hatta o kadar zevkli ki beni geçip gülenlere ben gülüyorum…

Yenilmek, eğer kullanabilirsek bizim için bir fırsat aslında…

Yenilmek, bir anlamda durup dinlenmek demek…

Yenilmek, başka bir anlamda durup düşünmek demek…

Ve yenilmek hayatın kendisi demek…

Yıllarca hatta hayatımız boyunca bizleri çeşitli yarışmalara sokuyorlar…

Tek amaç var: Yenmek… Kazanmak… Birinci olmak…

Hani falancanın çocuğu var ya, onu geçeceksin… Hani filanca sınav var ya onu kazanacaksın… Hani bilmem ne…

- Ya kazanamazsam?
- O zaman geride kalırsın…
- Geride kalırsam ne olur?
- Çok şeyi kaybedersin…
- Çok şey ne?
- Hımm…
- Ne, çok şey söyler misin?
- Ya sen de biliyorsun… Mesela üniversiteyi kazanamazsın…
- Hadi canım! Ne olur kazanamazsam?
- Ne demek ne olur? Hayatın mahvolur…
- Hayat üniversite mi demek?
- Değil tabi ki ama…
- Ama ne?

Bu böyle uzar gider… Hep böyle kandırılmadık mı? Hep birilerinin bizim için tertip ettiği yarışmalara girip tabiri caizse hipodromdaki beygirler gibi koşturulmadık mı?

Peki, sırtımızdan kazanan kim?

Devlet… annemiz… babamız… akrabalarımız…

(- Benim oğlum Boğaziçi’ni bitirdi!
- Benim kızım var ya okulda birinci oldu!)

Peki, kazanan gibi gözüken kim?

Biz…

Peki, aslında kaybeden kim?

Yine biz…

Peki, bunca iç konuşmalar ne anlama geliyor?

Birçok anlama gelebilir… O tarafı size kalmış…

Sadece şunu söyleyebilirim… Hayatta yenilin… Yenilginin zevkini çıkarın… Ve sizi yendiği için ya da yendiğini zannettiği için gülenlere siz gülün…

Siz de, durun düşünün…

Ben kimim ve hayatta nerede duruyorum?